Yükleniyor
Yükleniyor...
Birleşme ve Devralmalar

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 7. maddesi, piyasadaki rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak ya da hâkim durum yaratarak mevcut yapıyı güçlendirecek birleşme ve devralma işlemlerini yasaklamaktadır. Bu yasakların ve izin mekanizmalarının sınırlarını çizen 2010/4 sayılı Tebliğ ile bu Tebliğ’in uygulanmasına ışık tutan Rekabet Kurumu Kılavuzu, şirket evliliklerinde ve hisse devirlerinde hak kayıplarını önleyen en kritik hukuki dayanaklardır.

1. Bildirim Zorunluluğunda Ciro Eşikleri ve "Etkilenen Pazar" Kriteri

Bir birleşme veya devralma işleminin hukuken geçerlilik kazanabilmesi için Rekabet Kurulu’na bildirilmesi ve izin alınması zorunludur. Ancak bu zorunluluk, kanunda öngörülen ciro limitlerinin aşılmasına ve piyasada bir çakışma olmasına bağlıdır.

Ciro Hesaplama Kriterleri

Ciro limitleri hesaplanırken sadece hedef şirketin değil, ilgili teşebbüsün doğrudan veya dolaylı olarak kontrol ettiği (sermaye payı, oy hakkı veya yönetim kurulu atama çoğunluğuna sahip olduğu) tüm ekonomik grubun ciroları kümülatif olarak dikkate alınır. Ancak kısmi devirlerde, devreden tarafın yalnızca devredilen bölümüne ait cirosu hesaba katılır.

Etkilenen Pazar Muafiyeti

Ciro eşikleri aşılsa dahi, tarafların faaliyetleri arasında Türkiye sınırları içinde bir çakışma yoksa bildirim zorunluluğu doğmaz. Çakışma iki şekilde karşımıza çıkar:

  • Yatay İlişki: Taraflardan en az ikisinin aynı ürün veya hizmet pazarında doğrudan rakip olarak faaliyet göstermesi.

  • Dikey İlişki: Taraflardan birinin, diğerinin faaliyet gösterdiği pazarın alt (üretim/dağıtım) veya üst (hammadde/tedarik) aşamasında yer alması.

2. Kontrolün Yapısına Göre "İlgili Teşebbüs" Kavramı

2010/4 sayılı Tebliğ uyarınca "ilgili teşebbüs", işlemin niteliğine göre değişkenlik gösterir. Ciro ve pazar payı analizlerinin doğru teşebbüs üzerinden yapılması, hatalı bildirim riskini ortadan kaldırır.

İşlem Türü

İlgili Teşebbüs Sayılan Taraflar

Tam Birleşme

Birleşen ekonomik birimlerin ve şirketlerin her biri ayrı ayrı ilgili teşebbüstür.

Tam Kontrolün Devri

Kontrolü devralan şirket ile kontrolü devredilen (hedef) şirketin kendisidir.

Kısmi Varlık/Hisse Devri

Devralan şirket ile devreden şirketin sadece devre konu olan işletme veya bölümüdür.

Ortak Girişim (Joint Venture) Kurulumu

Ortak kontrolde söz sahibi olacak hissedarların her biridir. (Yeni kurulan ortak girişimin cirosu olmadığı için kendisi ilgili teşebbüs sayılmaz).

Ortak Girişim Hissedar Değişimi

İşlem sonrasında ortak kontrolü elinde tutmaya devam edecek eski hissedarlar, yeni giren hissedarlar ve ortak girişim şirketinin kendisidir.

Gerçek Kişilerin Devralması

Devralma işlemini gerçekleştiren gerçek kişi (bireysel yatırımcı) ile devre konu olan şirkettir.

3. Yan Sınırlamalar: Geçerlilik ve Sınırlandırma Şartları

Birleşme ve devralma sözleşmelerinde yer alan ve tarafların ticari özgürlüklerini kısıtlayan hükümler (rekabet etmeme yükümlülüğü, müşteri veya personel bağlamama taahhütleri), asıl işlemle birlikte otomatik olarak onaylanmış sayılabilir. Bunun için söz konusu hükmün "Yan Sınırlama" niteliğinde olması gerekir.

Bir ticari kısıtlamanın yan sınırlama olarak kabul edilebilmesi için şu iki temel şartı bir arada taşıması zorunludur:

  • Doğrudan İlgili Olma: Sınırlamanın sadece asıl işlemle aynı zamanda yapılması yetmez; yoğunlaşma işleminin doğurduğu yeni ekonomik yapıya geçişi kolaylaştırma amacı taşımalı ve asıl işlemle doğrudan bağlantılı olmalıdır.

  • Gerekli Olma: Söz konusu sınırlama olmaksızın asıl işlemin gerçekleşmesinin imkansızlaşması, aşırı maliyetli hale gelmesi veya ciddi bir belirsizlik doğurması gerekir.

Ölçülülük İlkesi: Yan sınırlamaların geçerliliği; süre, coğrafi kapsam ve ürün çeşitliliği bakımından sadece asıl işlemin amacına hizmet edecek asgari düzeyle sınırlıdır. Rekabeti aynı ölçüde koruyan daha hafif bir alternatif varsa, ağır olan kısıtlama hukuken geçersiz sayılır.

  • ÇALIŞMA SAATLERİ

    Pazartesi - Cuma / 09:00 - 18:00

  • İLETİŞİM