Pazartesi - Cuma / 09:00 - 18:00

Alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlıkların mahkeme yargılamasına başvurulmadan veya dava sürecinden önce arabuluculuk, uzlaşma, sulh görüşmeleri ve tahkim gibi yöntemlerle ele alınmasını sağlayan süreçlerdir. Bu yöntemler, uyuşmazlığın niteliğine, tarafların taleplerine, uygulanacak usule ve süreç sonunda doğacak hukuki sonuca göre değerlendirilmektedir.
Alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, taraflara daha esnek, daha hızlı ve çoğu durumda daha kontrollü bir çözüm zemini sunmaktadır. Ancak her yöntem her uyuşmazlık için aynı sonucu doğurmamaktadır. Bu nedenle sürecin başında uyuşmazlığın arabuluculuk, uzlaşma, sulh veya tahkim yoluna elverişli olup olmadığı hukuki açıdan incelenmelidir.
Alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, uyuşmazlığın mahkeme dışında veya mahkeme sürecinden önce çözüme kavuşturulmasını amaçlayan farklı yöntemlerden oluşmaktadır. Bu yöntemlerin her biri ayrı usule, ayrı hukuki sonuca ve ayrı uygulama alanına sahiptir.
Arabuluculuk
Dava şartı arabuluculuk
İhtiyari arabuluculuk
Uzlaşma ve sulh görüşmeleri
Tahkim
Ulusal ve milletlerarası tahkim
Arabuluculuk ve uzlaşma süreçlerinde çözüm, tarafların ortak iradesine dayanmaktadır. Tahkimde ise uyuşmazlık, hakem veya hakem kurulu tarafından verilen kararla sonuçlandırılmaktadır. Bu nedenle alternatif uyuşmazlık çözüm yolları arasında seçim yapılırken yalnızca sürecin işleyişi değil, kararın veya anlaşmanın nasıl uygulanacağı da dikkate alınmalıdır.
Hakem kararı, tahkim yargılaması sonunda verilen ve taraflar bakımından hukuki sonuç doğuran karardır. Bu karar, tahkimi arabuluculuk ve uzlaşmadan ayıran temel unsurdur.
Hakem kararının iptali, tanınması, tenfizi veya icrası uyuşmazlığın niteliğine, tahkim türüne ve kararın verildiği usule göre ayrıca değerlendirilmektedir. Bu nedenle tahkim sürecinde tahkim anlaşmasının geçerliliği, hakem kurulunun yetkisi ve tarafların savunma hakkı dikkatle incelenmelidir.
Alternatif uyuşmazlık çözüm yollarında avukatın rolü, sürecin hukuki çerçevesini belirlemek ve tarafın hak kaybı yaşamadan hareket etmesini sağlamaktır. Avukat, uyuşmazlığın hangi çözüm yoluna elverişli olduğunu değerlendirmekte, başvuru sürecini hazırlamakta, müzakere stratejisini oluşturmakta ve anlaşma metinlerini incelemektedir.
Arabuluculuk anlaşma belgesi, sulh protokolü veya tahkim şartı hazırlanırken metnin açık, uygulanabilir ve tarafların hukuki konumuna uygun olması gerekmektedir. Sürecin sonunda doğacak icra edilebilirlik, iptal, tanıma veya tenfiz sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.
Alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, taraflara çözüm üzerinde daha fazla kontrol sağlamaktadır. Bazı uyuşmazlıklarda süreç daha kısa sürede sonuçlanmakta, gizlilik korunmakta ve taraflar arasındaki ilişki tamamen kopmadan çözüm zemini kurulmaktadır.
Bununla birlikte her yöntem her uyuşmazlık için uygun değildir. Arabuluculuk ve uzlaşmada taraflardan biri çözüm iradesi göstermediğinde anlaşma sağlanmamaktadır. Tahkim ise daha teknik, daha maliyetli ve usul bakımından dikkatle yürütülmesi gereken bir süreçtir. Bu nedenle arabuluculuk, uzlaşma ve tahkim seçenekleri uyuşmazlığın niteliğine göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği özel hukuk uyuşmazlıklarında kullanılmaktadır. İş hukuku, ticari uyuşmazlıklar, tüketici uyuşmazlıkları, kira ilişkileri, sözleşmeden doğan alacaklar ve bazı tazminat talepleri bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanmadığında son tutanak düzenlenmekte ve süreç sona ermektedir. Dava şartı arabuluculuk kapsamında yürütülen dosyalarda, son tutanağın düzenlenmesinden sonra taraflar dava yoluna başvurabilmektedir.
Arabuluculukta taraflar uyuşmazlığı kendi iradeleriyle çözüme kavuşturmaktadır. Arabulucu karar vermez, yalnızca görüşme sürecini yönetmektedir. Tahkimde ise uyuşmazlık hakem veya hakem kurulu tarafından incelenmekte ve süreç hakem kararıyla sonuçlanmaktadır.